Aslında başlıkta tanımladığım durum çok doğal, çünkü karşılaştırdığımız bu
iki konseptten biri, yani kurumun sitesi ilk olarak ticari amacı alenen ortaya
koyarken diğer yandan da bazı kuralların dışına kurumsal konsept nedeniyle
çıkamıyor. Bu durum da aslında profesyonellik şapkası altında bir
samimiyetsizlik yaratıyor. Diğer yandan blog sitesi ise tüm bu sorunların ilacı
olma özelliğine sahip. Kurum kimliğini yansıtma gibi bir dert olmadığı için blog
yazarları çok daha özgür olabiliyor, bunu takiben tabi ki okuyucu ile yazar
arasında bir samimiyet oluşuyor. Bu noktada blog yazarının blogunu tamamen bir
pazarlama aracı olarak görmüyor olması önemli ve söz konusu blogun gerçekten
özgün içerik üretmesi şart.
Peki bu kadar konuştum da bu blogları ticari kurumlar neden kullanmalı? Bugün
karşılaştığım başarılı bir örnekten bahsetmek istiyorum. THY'nın web sitesinin
adresi www.thy.com.tr şeklinde.
Siteye girerseniz tasarımından tutun programlamasına kadar gerçekten başarılı
bir yapıyla karşılaşıyorsunuz. Fakat sonuçta karşınızda bir kurumun sitesi var
ve sizinle iletişim kurmasının tek nedeni aslında size bir şeyler satmak istemesi. Gelin bir de aşağıdaki siteyi inceleyelim.
http://www.thy.com/tr-TR/corporate/blog/index.aspx?blogid=3
THY blog dünyasına taze bir adım atmış ve özellikle son yollanan "Merhaba"
ile başlayan yazı gerçekten samimi bir hava yaratmış. Bu kadarla da kalmayıp
Genel Müdür'leri de kendi
blogunu açmış. Süper bir girişim. Bloglar daha yeni gibi, içerik epey az.
Ama bu kadarına bile baktığımda ufak tefek sorunlar var. Örneğimiz üzerinden
gidersek THY'nin blog sitesinde sadece THY ile ilgili haberler olursa bu sadece
kopya içerik olur. THY ile ilgili haberleri zaten kendi sitesinde bulabiliriz.
Oysa THY'nin blog sitesinde şöyle arada sırada havacılıkla ilgili bilgilendirici
makaler yayınlansa bir süre sonra havacılıkla ilgilenen herkes THY'nin bloğunu
takip etmeye başlamaz mı? Kesinlikle başlar.
Peki siz ne yapacaksınız?
Eğer bir kurumda çalışıyorsunuz hemen belirli çalışanların yazı yazmaları
için blog organizasyonları yapmaya başlayın. Şirketinizin iç uzmanlığını
dışarıyla paylaşın. Bilgiyi paylaşmaktan kesinlikle korkmayın! Bilgi gerçekten
paylaştıkça artıyor ve arttıkça daha da güzel işler çıkıyor ortaya. Yukarıda
bahsettiğim tüm noktaları uygularken bir bloğun sadece şirketinize veya size
faydalı olacağını düşünmeyin veya bu şekilde kesinlikle yola çıkmayın. Amacınız
insanlara faydalı bir iş yapmak olsun. Emin olun herkes zaten değerini
bilecektir. Unutmayın amacımız "Kişisel Gelişim" veya "Kurumsal Gelişim" değil
"Toplumsal Gelişim" olmalı.