daron yöndem | Microsoft Regional Director | Silverlight MVP
Microsoft Regional Director | Nokia Developer Champion | Azure MVP
Bu yazıyı yazmam 3 dakikamı aldı. Siz normal bir okuma hızı ile ortalama 1 dakikada, göz gezdirerek ortalama 1 dakikada okuyabilirsiniz ;)

Dün yine İzmir'deydim :) Bu sefer IEEE Türkiye'nin CSCON 2017 konferansı için Dokuz Eylül Üniversitesi'ndeydim. Tam günlük bir Azure eğitimi yaptık :)

Azure Eğitiminden bir kare.

Gün boyunca beni yalnız bırakmayan sevgili İzmir MSP'lerine buradan çok teşekkür ediyorum :) Süper bir misafirperverlik gösterdiler. Bu arada, unutmadan, eğer "Eğitimi kaçırdık bizim için ne var?" diyorsanız sizi de Youtube'daki geçen seneki Microsoft Yaz Okulu videolarıma alabilirim.

Görüşmek üzere.

Bu yazıyı yazmam 6 dakikamı aldı. Siz normal bir okuma hızı ile ortalama 1 dakikada, göz gezdirerek ortalama 1 dakikada okuyabilirsiniz ;)

Dün İstanbul Ticaret Üniversitesi'ndeydim. Her zamanki Cloud 101 oturumunu sundum. Benden sonra da sevgili Yiğit Özaksüt Xamarin anlattı :)

İstanbul Ticaret Üniversitesi Azure oturumu sonrası toplu fotoğraf.

Etkinlikte emeği geçen tüm kardeşlerime ve bizi misafir eden hocalarımıza çok teşekkürler. Özellikle teşekkür etmek istediğimiz bir de Şeref Fatih Yılmaz var tabi :) Birinci sınıf olmasına rağmen :) taşın altına ilk el atan kendisi olmuş.

Uzun süredir etkinliklerde yukarıdaki gibi bir toplu fotoğraf da çekilmediğimizin farkına vardım :) Eski günleri hatırlattı açıkçası.

Bir sonrakinde görüşmek üzere.

Bu yazıyı yazmam 15 dakikamı aldı. Siz normal bir okuma hızı ile ortalama 1 dakikada, göz gezdirerek ortalama 1 dakikada okuyabilirsiniz ;)

Yaklaşık 10 yıldır öyle veya böyle bir çok etkinlik düzenledim, katıldım, konuştum. Tüm bu süreçte gördüğüm etkinlik çeşitleri arasında bence en değerli olanlar katılım kaygısı yaşamayanlar. "Katılım kaygısı" çok gerçek bir kavram ve kötü bir şey de değil. Katılımcı olmazsa konuşmacı konuşamaz sonuç itibari ile :) Fakat katılımcı kaygısının bir sakıncası, konuların her zaman popüler konulardan seçilmesi ve seviyenin de daha çok kişiye hitap edilebilmesi adına düşük tutulması. Bundan birkaç ay önce bu kaygıların hiçbirinin olmadığı bir etkinlik yapalım istedim ve sevgili Cihan Yakar ve Yiğit Özaksüt ile yan yana gelip bir plan çıkardık.

Serverless ve Azure Functions oturumumdan bir kare.

Bu planın sonucu olarak geçen pazar günü ikinci Teknolot etkinliğimizi yaptık. Adını da "Anlatacaklarımız var" koyduk :) Hatırlayanlarınız Teknolot'u video yayınlanan bir site olarak anımsayacaktır. Fakat şu an sitemiz vs yok :) Sadece twitter ve facebook hesaplarımız var. Zaten en son etkinlikten bu yana da dört sene geçmişti :) Yavaştan alıyoruz diyebiliriz :)

Etkinlik gerçekten güzel oldu ve tahmin ettiğimizin çok üstünde bir katılım gerçekleşti. Ben bir süredir anlatmak istediğimiz Serverless ve Azure Functions ve Azure Service Fabric ile Microservices oturumlarını sundum. Büyük ihtimalle herkesin kafasını iyice karıştırıp bıraktım :) Şaka bir yana, eğlenceli ve güzel bir gündü. Bizi yalnız bırakmayan herkese buradan da tekrar çok teşekkürler. Bir sonrakinde görüşmek üzere.

Bu yazıyı yazmam 7 dakikamı aldı. Siz normal bir okuma hızı ile ortalama 1 dakikada, göz gezdirerek ortalama 1 dakikada okuyabilirsiniz ;)

Dün Trabzon, Karadeniz Teknik Üniversitesi'ndeydim. Günübirlik bir ziyaret ile Azure ve Cloud 101 oturumumu yaptım. Sonrasında da KTÜ'nün eski mezunlarından ve benim de öğrencilik zamanlarından tanıdığım sevgili Hilal Şener'i de sahneye alarak öğrencilerle eğlenceli bir kariyer sohbeti yaptık.

Trabzon, Karadeniz Teknik Üniversitesi ziyaretim.

Sabah havaalanında karşılayıp tüm gün beni yalnız bırakmayan sevgili Yrd. Doç. Dr. Ali Kürşat ERÜMİT hocama da buradan çok teşekkür ediyorum. Maalesef ki çok az üniversitede hocalarımızın gelip öğrencilerin önünde sahne alan konuşmacıları dinlediğini görüyorum. Bu durum her nedenle olursa olsun üzücü ve ders çıkarılması gereken bir durum. Konuyla ilgili yorumlarımı şimdilik kendime saklayarak etkinliğe katılan KTÜ'deki hocalarımıza buradan tekrar çok teşekkür ediyorum. Bir sonrakinde görüşmek üzere.

Bu yazıyı yazmam 14 dakikamı aldı. Siz normal bir okuma hızı ile ortalama 1 dakikada, göz gezdirerek ortalama 1 dakikada okuyabilirsiniz ;)

Had a beautiful week-end in Cape Town, South Africa. This wasn't just a leaisure trip. You definitly don't fly 11 hours for a week-end. This was more of a business trip with some pretty fun loaded action in it. This has been the time of the MVP Local Summit for MEA, or officially, the MVP Community Summit for 2017. For those of you who have no idea what we do during the summit, we simply provide feedback to Microsoft and do an overall sync.

MVP Community Summit for 2017 This is me providing feedback to Microsoft!

The content of the event is mostly under NDA. So nothing to discuss there. However the city of Cape Town is definitly going to have another visit from me. It is such a lovely city with beautiful views and nature.

Table Mountain, Cape Town

I'm already looking forward to our next MVP Community Summit. Eagerly waiting to see what city of MEA will be the host next round.

Bu yazıyı yazmam 9 dakikamı aldı. Siz normal bir okuma hızı ile ortalama 1 dakikada, göz gezdirerek ortalama 1 dakikada okuyabilirsiniz ;)

Dün Azure anlatmak üzere İstanbul Arel Üniversitesi'ndeydim. Her zamanki Cloud 101 oturumunu yaptım :)

Arel Üniversitesi'nde Azure oturumum

Oturumda arkadaşlar salonun fotoğrafını çekmemişler sanırım ki sadece yukarıdaki fotoğraf var. Aslında bir süredir bu konuda ilginç bir şekilde sorun yaşıyorum :) Genelde etkinlik sonrasında organizasyondaki kardeşlerimden fotoğrafları bana göndermelerini isterim. Son zamanlarda sürekli kendi fotoğrafımı yolluyorlar bana :) Oysa benim için kendi fotoğrafım değil, salondaki dinleyicilerle olan fotoğrafım önemli :) Bu konuda artık etkinliklerden önce gençleri uyarmaya bile başladım "Beni değil etkinliği çekin" şeklinde :) Buradan da derdimi paylaşmak istedim :) Böylece belki sonraki birkaç etkinliği kurtarmış oluruz.

Gittiğim yerlerden haberdar olmak isteyenler buradan mail adreslerini bırakabilir. Son zamanlarda bu haberleri Instagram'da da stories kısmına atmaya başladım :) Orası da bir alternatif olabilir.

Görüşmek üzere.

Bu yazıyı yazmam 7 dakikamı aldı. Siz normal bir okuma hızı ile ortalama 1 dakikada, göz gezdirerek ortalama 1 dakikada okuyabilirsiniz ;)

Dün Kocaeli Üniversitesi'ndeydim. Hızlı bir ziyaret yaparak "Boş Durma Boşa Çalış" oturumumu sundum. Her zamanki gibi eğlenceli bir gün oldu :)

Kocaeli Üniversitesi Oturumum

Etkinliğin organizasyonunda emeği geçen Kocaeli Üniversitesi Genç Girişimciler Kulübü'ne ve sevgili Ümit Demiralp'a çok teşekkür ediyorum.

Bir sonrakinde görüşmek üzere.

Bu yazıyı yazmam 13 dakikamı aldı. Siz normal bir okuma hızı ile ortalama 1 dakikada, göz gezdirerek ortalama 1 dakikada okuyabilirsiniz ;)

Bugün StartersHub'ın düzenlediği XO Selection Day'deydim. Iot, Big Data veya FinTech odaklı 26 Startup'ın yer aldığı günde ben de mentor olarak bulundum. Startup etkinliklerine mentor veya jüri olarak katılırken genel olarak teknik karar verici şapkamı takıyorum. Bunun nedeni aslında çoğu zaman zaten jüriden veya mentorlardan yeterince iş kararları tarafında tavsiyelerin çıkıyor olduğunu düşünmem. Tüm bu manzara içerisinde startuplarda gördüğüm en büyük eksik ise aslında teknik tarafta değil :) Yani daha oraya gelemeden zaten bir pazar araştırması sorunsalı ile karşı karşıyayız. Çoğu startup bir fikre sahip olan girişimci ruhun ortaya bir POC/MVP çıkarması ile yola çıkarken içerisine girdiği pazarın durumunu incelemiyor. Durum böyle olunca aslında herkes karanlıkta ay ışığına doğru kulaç atıyor :) Ben startup etkinliklerinde her ne kadar teknik olarak startuplara nerede yardımcı olabilirim diye baksam da nihai noktada verdiğim üç tavsiye oluyor;

Starterhub XO Selection Day 2017

  • Pazarı araştırın. Yaptığınızı yapanlar var mı? Ne yapıyorlar? Nasıl yapıyorlar? Neden onların yerine sizin ürününüz seçilsin? Onların yerinde olsanız sizin ürünü gördüğünüzde ne düşünür ve ne yapardınız?
  • Teknik fizibilite çalışması yapın. Hayal ettiğiniz teknik altyapı hayal ettiğiniz şekilde ölçeklenebiliyor mu?
  • Müşteriyi araştırın. Hayal ettiğiniz ihtiyaç gerçek mi? Gerçekse bu ihtiyacı karşılamak için müşterinin isteği ne kadar?
Her etkinlikte, yukarıda listeli, çok basit olduğunu düşünebileceğiniz ve "ee bunları zaten herkes biliyor" diyebileceğiniz soruları tekrar ederken buluyorum kendimi. Oysa ben bunları söylemek için gitmiyorum :) O nedenle buraya bir yazayım, belki birileri okur diye düşündüm.

Bir de unutmadan, insanlar sizden üç dakikalık İngilizce sunum yapmanızı istiyorlarsa oturup ezberleyin :) Bir sonraki slaytın ne olduğunu bilmeden sunum yapacaksanız insanlara projenize verdiğin önemi anlatmakta sıkıntı yaşayabilirsiniz.

Kendinize çok iyi bakın. Görüşürüz.

Bu yazıyı yazmam 8 dakikamı aldı. Siz normal bir okuma hızı ile ortalama 1 dakikada, göz gezdirerek ortalama 1 dakikada okuyabilirsiniz ;)

Dün Yaşar Üniversitesi'nde konuşmak için İzmir'deydim. Yine teknik olmayan bir oturum olarak "Boş Durma Boşa Çalış" oturumunu sundum. Nedense kimse teknik oturum istemiyor artık :) "Serverless" diyorum, "Microservices" diyorum :) satmıyor :)

Yaşar Üniversitesi Ziyaretim

Şaka bir yana benim için güzel ve eğlenceli bir gün oldu. "Boş Durma Boşa Çalış" oturumu teknik oturumlarıma kıyasla çok daha fazla kişiye dokunabiliyor. Sanırım bolca tercih edilmesinin nedeni de bu.

Unutmadan, Yaşar Üniversitesi'nin IEEE / Computer Society Topluluğu'na da çok teşekkür ediyorum. Uzun yıllardır İzmir'de benim denk geldiğim en kalabalık etkinliklerden birini yapmayı başardılar. Elinize sağlık!

Bir dahakine görüşmek üzere ;)

Bu yazıyı yazmam 44 dakikamı aldı. Siz normal bir okuma hızı ile ortalama 1 dakikada, göz gezdirerek ortalama 1 dakikada okuyabilirsiniz ;)

Bugün çok güzel bir etkinliğe konuk oldum. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'nin ev sahipliği yaptığı 2. Blog Yazarları Çalıştayı'na konuşmacı olarak katıldım. İlk blog postumu yazalı 11 yıl olmuş olsa da kendimi hiçbir zaman bugünkü tanımı ile bir blogger olarak görmemişimdir :) Sanırım bu durumun bir nedeni de aslında benim blogun pek doğal bir "günlük" havasında olmaması. Yazdığım teknik yazılara birer blog post değil de "makale" gözü ile bakıyorum. Teknik içerikli makalelerin haricinde de çok az sayıda blog postum var. Aslında bir ara Dertli Kerem yazıları yazıyordum, eskiler hatırlarlar :) Fakat bu tarz yazıların cımbızlanması, öncesinde ve sonrasında gerektirdiği emeği göz önüne alınca bu enerjiyi teknik yazılara yönlendirmeyi daha uygun gördüm. Diğer yandan Youtube videoları ile beraber de daha tembel bir şekilde kendimi ifade edebilme lüksünü yakalayınca :) sanırım Dertli Kerem'ler biraz rafa kalktı.

Bu vesile ile aslında sizlere de şunu sorayım; siz ne düşünüyorsunuz? Off-topic takılacaksan git başka blog aç diyebilirsiniz :) Yok, buraya koy, iyi oluyor da diyebilirsiniz. Özetle, fikirlerinizi merak ediyorum.

Blog Çalıştaryı'ndan bir kare.

2.Blog Çalıştayı benim için profesyonel anlamda blogging yapılan dünyaya bir pencere oldu :) Benim genelde blogumdaki yaklaşımım, "faydalı olacağını düşündüğüm, bildiğim şeyleri yazarım"'dan öteye geçmezken profesyonel anlamda blogging dediğimizde ise tabi ki işi çok daha ciddiye almak gerekiyor. Enteresan şeyler öğrendim :) ama anlatmayacağım. Bir sonraki çalıştayı kaçırmayın derim. Şaka bir yana, etkinlikte inanılmaz emeği olan sevgili Evren Soyuçok'a buradan da çok teşekkür ediyorum. Bu gibi etkinliklerin organizasyonundaki zorlukları eski INETA yıllarımdan çok iyi bilirim :) Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan diğer bloggerlar Atıf Ünaldı, Funda Güleç Yalçın ve Yeşim Mutlu ile de tanışmak süperdi. Yazılım dünyasında bir blogger olarak aslında ne kadar da şanslı olduğumun farkına varmamı sağladılar :)

Çalıştayın video kaydı da alındı diye hatırlıyorum. Elime ulaştığınıda Twitter ve Facebook üzerinden paylaşacağım.

Görüşürüz.

Twitter
RSS
Youtube
RSS Blog Search
Arşiv'de tüm yazıların listesi var. Yine de blog'da arama yapmak istersen tıkla!
Instagram Instagram