GurmeRun 6.2K

0 dakikada yazıldı

4465 defa okundu

Düzenle

Geçen pazar günü İstanbul'da ilginç bir koşu vardı. Koşunun ilginç
tarafı şehrin tam göbeğinde olması. Harbiye Cumhuriyet parkında başlayan
koşu Nışantaşı üzerinden Taşkışla tarafına doğru 3.1 KM'lik bir
parkurdan oluşuyor. Parkuru iki defa koşarak 6.2KM'lik bir yarış
organizasyonu yapıldı. Genelde aynı parkurun birden çok defa koşulduğu
yarışlara sıcak bakmıyorum ama şehrin göbeğinde daha ne yapılabiliyordu
bilmiyorum. Diğer yandan parkurun haritasına baktığımda, civardaki
yolları da bildiğim için öngörebildiğim yokuşları koşmanın zevkli
olacağını düşündüm. Öyle de oldu.

GurmeRun, 6.2K, Nışantaşı
GurmeRun, 6.2K, Nışantaşı

Parkurun 2. KM'sine doğru toplam 60m'lik bir tırmanış var. Ben inanılmaz
yavaşlayarak, yürümeden atlatabildim fakat özellikle ikinci turda
yokuşta hızım epey azalmıştı. Organizasyona gelince söyleyebileceğim tek
şey var AntrenmanYap ekibi yine mükemmele yakın bir iş çıkardı!
Yoldaki işaretlerden tutun, etkinliğin başında ve sonundaki ikramlara,
müziğe ve yollardaki görevlilere kadar herşey süperdi. Şehrin göbeğinde
trafiğin bu kadar yoğun olduğu bir bölgede organizasyon yapmak her
babayiğidin harcı olmasa gerek diye tahmin ediyorum. Nitekim bu noktada
Şişli Belediye'sinden de büyük yardım aldıkları ortada. Etkinlik boyunca
defalarca teşekkür ettiler belediyeye.

Etkinliğin sabahından bahsetmedim :) Pazar günü İstanbul sabahını
hatırlayanlar bilirler, inanılmaz bir yağmur yağıyordu. Yine de
etkinliğe çok ciddi katılım oldu. Yukarıdaki Vine'da yarış sonrası
ortamı görebilirsiniz. Yarış esnasında ise yağmur yapmadı :) Aslında bu
bir şans mı yoksa şanssızlık mı bilemiyorum. Uzun zaman olmuştu yağmurda
koşmayalı ve kendimi çok hazırlamıştım. O nedenle sanırım ben biraz
hayal kırıkığlığına uğradım.

Peki etkinlikle ilgili hiç eleştirim yok mu? Bir tane var. Koşu
esnasından koşuculara verilen sular yine bardaktaydı! "Yine" diyorum
çünkü hatırlarsanız bir önceki Cunda
Yarışın
'da
da aynı şeyi eleştirmiştim. Cunda Yarışı ile GurmeRun'ı organize eden
ekiplerin farklı olması fakat su sorunun aynı olması beni düşündürmedi
değil. Ne oluyor çok merak ediyorum. Yeni bir trend mi, yoksa "Bu
adamlar koşarken zorlanmıyorlar bakalım bardakta su verirsek ne
yapacaklar?" testi mi yoksa su tedarikçileri ellerindeki bardak suları
elden mi çıkarmaya çalışıyor? Anlayamıyorum. İki yarışın ilginç ortak
noktası her ikisinde de ciddi belediye desteğinin olması. Buradan yola
çıkarsak acaba su işini belediyelere bırakıyorlar ve belediyelerde
sadece bardak su mu var? Özetle... bu bardak su olayından vaz geçmeleri
gerek. Koşarken bardaktan su içmek imkansız. Çok net..

Bir sonraki yarışta görüşmek üzere!