GurmeRun 6.2K

0 dakikada yazıldı

4277 defa okundu

Düzenle

Geçen pazar günü İstanbul'da ilginç bir koşu vardı. Koşunun ilginç tarafı şehrin tam göbeğinde olması. Harbiye Cumhuriyet parkında başlayan koşu Nışantaşı üzerinden Taşkışla tarafına doğru 3.1 KM'lik bir parkurdan oluşuyor. Parkuru iki defa koşarak 6.2KM'lik bir yarış organizasyonu yapıldı. Genelde aynı parkurun birden çok defa koşulduğu yarışlara sıcak bakmıyorum ama şehrin göbeğinde daha ne yapılabiliyordu bilmiyorum. Diğer yandan parkurun haritasına baktığımda, civardaki yolları da bildiğim için öngörebildiğim yokuşları koşmanın zevkli olacağını düşündüm. Öyle de oldu.

GurmeRun, 6.2K,
NışantaşıGurmeRun, 6.2K, Nışantaşı

Parkurun 2. KM'sine doğru toplam 60m'lik bir tırmanış var. Ben inanılmaz yavaşlayarak, yürümeden atlatabildim fakat özellikle ikinci turda yokuşta hızım epey azalmıştı. Organizasyona gelince söyleyebileceğim tek şey var AntrenmanYap ekibi yine mükemmele yakın bir iş çıkardı! Yoldaki işaretlerden tutun, etkinliğin başında ve sonundaki ikramlara, müziğe ve yollardaki görevlilere kadar herşey süperdi. Şehrin göbeğinde trafiğin bu kadar yoğun olduğu bir bölgede organizasyon yapmak her babayiğidin harcı olmasa gerek diye tahmin ediyorum. Nitekim bu noktada Şişli Belediye'sinden de büyük yardım aldıkları ortada. Etkinlik boyunca defalarca teşekkür ettiler belediyeye.

Etkinliğin sabahından bahsetmedim :) Pazar günü İstanbul sabahını hatırlayanlar bilirler, inanılmaz bir yağmur yağıyordu. Yine de etkinliğe çok ciddi katılım oldu. Yukarıdaki Vine'da yarış sonrası ortamı görebilirsiniz. Yarış esnasında ise yağmur yapmadı :) Aslında bu bir şans mı yoksa şanssızlık mı bilemiyorum. Uzun zaman olmuştu yağmurda koşmayalı ve kendimi çok hazırlamıştım. O nedenle sanırım ben biraz hayal kırıkığlığına uğradım.

Peki etkinlikle ilgili hiç eleştirim yok mu? Bir tane var. Koşu esnasından koşuculara verilen sular yine bardaktaydı! "Yine" diyorum çünkü hatırlarsanız bir önceki Cunda Yarışın'da da aynı şeyi eleştirmiştim. Cunda Yarışı ile GurmeRun'ı organize eden ekiplerin farklı olması fakat su sorunun aynı olması beni düşündürmedi değil. Ne oluyor çok merak ediyorum. Yeni bir trend mi, yoksa "Bu adamlar koşarken zorlanmıyorlar bakalım bardakta su verirsek ne yapacaklar?" testi mi yoksa su tedarikçileri ellerindeki bardak suları elden mi çıkarmaya çalışıyor? Anlayamıyorum. İki yarışın ilginç ortak noktası her ikisinde de ciddi belediye desteğinin olması. Buradan yola çıkarsak acaba su işini belediyelere bırakıyorlar ve belediyelerde sadece bardak su mu var? Özetle... bu bardak su olayından vaz geçmeleri gerek. Koşarken bardaktan su içmek imkansız. Çok net..

Bir sonraki yarışta görüşmek üzere!