Dertli Kerem yıl sonu titremeleri.... Gönüllü pazarlamacı olur mu?

0 dakikada yazıldı

9025 defa okundu

Düzenle

Yaptığınız işi neden yaptığınızla ilgili duygu ve düşünceleriniz
sapıtırsa ortaya SAPIK bir insan olarak çıkarsınız. Sapık kelimesi
genelde bize cinsel anlam enjekte etse de aslında sözlük anlamı ile
yolundan sapmış herhangi bir şeye sapık demek tamamen uygun bir
davranıştır. Peki insanlar nasıl ve neden sapıtırlar?

Microsoft ürünlerini pazarlıyoruz Microsoft bize destek olmuyor!

Bugünlerde bir sitenin yöneticisinden bu tarz bir serzeniş duydum!
Sitesi üzerinden bilgi paylaşan hatta seminerler vs yapan bir kişi veya
grup diyelim buna. Biliyorsunuz bu gibi konularda yazılar yazarken
gerçek hikayeler üzerinden ilerliyorum fakat sizlerin benim gerçek
hikayeyi anlatmamdaki amaç dışında hedefleri anlayamamamız için bazı
noktaları da saptırıyorum. O nedenle boşa hedef aramayın :) Konuya
dönersek.

Sosyal topluluklarda, kişilerde veya sektörde orada burada seminerler
verenlerde şöyle bir yanılsama oluyor; "Ben Microsoft ürünlerini
anlatıyorum her yerde pazarlamasını yapıyoruz ama Microsoft bize destek
olmuyor!
" Birincisi, alenen belli olan konu şudur ki arkadaş maddi
destek istiyor. İstediği şey sırtının sıvazlanması falan değil. İkinci
komik nokta ise kendisine Microsoft tarafından böyle bir görev
verilmemesi ile beraber bunu kendince gönüllülük şapkası altında görev
olarak edinmiş olan X kişi sonrasında bu göreve bir maddi karşılık
bekleme sapkınlığa düşünüyor. Eh hani gönüllüydü?

Gönüllü değilmişsin onu anladık. Senin gönüllü olduğun şey aslında
Microsoft'un Pazarlama Departmanı'nda işe girmekmiş! Zaten bu konuda da
Microsoft gerçekten gönüllü arıyordu! Microsoft'un kendi pazarlama
departmanları zaten var ve işlerini çok da iyi yapıyorlar. Eğer
istiyorsanız buyurun gidip iş başvurusu yapın. Bizim üniversitelerde
gezecek gönüllü pazarlamacılara ihtiyacımız yok. Bu işi meslek olarak
yapanlar zaten bolca var.

Bugün aynı sapkınlığa ben de düşsem emin olun aynı tepkileri benim de
vermem gerekir. Eskiden insanların benim Microsoft'tan yaptığım
seminerler ve aktiviteler için para aldığımı sandıklarını düşünürdüm. Ki
aslında bir dönem bu böyleydi de, herkes para aldığımı sanıyordu. Emin
olun hiçbiri için 5 kuruş almıyorum! Kimse de almıyor! Bu işler gönüllü
ilerliyor, İŞİNİZE GELİRSE. Hayır cidden anlayamıyorum, bir Microsoft
ürünü ile ilgili bir yere gidip "Nasıl kullanıldığını" anlattığınızda,
yani bilgi paylaştığınızda bu bir pazarlama aktivitesi oluyor da aynı
şey (tamamen atıyorum) Oracle anlatırken neden böyle olmuyor? veya Java
anlatırken? Ayrıca neden pazarlama aktivitesi olsun ki? Ben çok net
söyleyebilirim ki yeri geliyor MS ürünlerinin kötü yanlarını da
seminerlerimde açık ve net dile getiriyorum. Nasıl ve Neden mi? Çünkü
ben Microsoft'ta çalışmıyorum. Ben kendi işime geleni yaparım çünkü
kimse zaten bana bunu yapmam için para da vermiyor.

Ama en azından biraz destek verseler?

İşte o "biraz"ın miktarı ile ilgili sorunlar oluyor çoğu zaman :) Bazısı
için "biraz" destek aktivitenin duyurusunda destek sağlamakken bazısı
ise "destek" adı altında neredeyse günlük maaşını bile istemeye
kalkıyor. Özellikle INETA Türkiye başkanı olduğum için INETA tarafındaki
sosyal topluluklardan bahsettiğimi düşünebilirsiniz, düşünmeyin, o
tarafta herhangi bir sorunumuz yok. Sorun genel, hem de çok genel.
İnsanlar gönüllü olarak yaptıkları bir işin bir süre sonra "gönüllülük"
kelimesinin anlamını yitirecek şekilde "enayilik" biçiminde tanımlayınca
sigortalar atıyor. "Abi ben neden anlatayım ki o zaman kimse
desteklemiyorsa?" Eee... neden anlattın ki şimdiye kadar? Demek ki bir
beklentin varmış!

Kural 1: İyilik yap denize at!

Bu bir şikayet falan değil. Kesinlikle bir gerçek ve çok önemli bir
tavsiyedir. İyilik yapacaksanız sakın ve de sakın! denize atmayı
unutmayın. Karşılık beklemeyin yoksa üzülürsünüz. Her iyilik en fazla o
iyiliği yapan için değerlidir o nedenle hiçbir zaman sizin yaptığınız
iyilik ile aynı miktarda karşılık alamayacaksınız. Eğer karşılık
beklerseniz enayi konumuna düşersiniz ve bu da sinirinizi bozar. O
nedenle bir şey yapıyorsanız kendiniz için yapın. Şimdi bu söylediğim
cümleye şaşıracaksınız ama benim üniversitelerde Adobe anlatılmasını
sağladığım aktiviteler oldu! Java etkinliklerine destek verdiğim oldu.
Bunların sayıları tabi ki .NET konusundakiler kadar çok değil. .NET
konusunda bir görevim var INETA tarafında. Fakat bugüne kadar hiçbir
zaman X kurumdur diye bir etkinliğe yardım etmemek veya köstek olmak
gibi bir niyetim olmadı. Bunları tabi ki blogumdan duyurmadım :) çünkü
etkinliklerin sahibi ben değildim ve ayrıca isteseniz de istemeniz de
hepiniz benim blogumu okurken bir Microsoft MVP'si ve INETA Türkiye
Başkanı kimliği ile okuyorsunuz. Benim de bu kimlikleri olabildiğince
zedelemeyecek şekilde bir içerik üretmem gerekir. Bu apayrı bir konu,
ileride başka bir yazıda dertleşiriz bu konuda da....

Kural 2: Açık ve net olun!

Öyle üstü kapaklı işleri sevmem. Bir şeyle ilgili ne düşünüyorsanız
uygun yerde dile getirin. Hatırlayanlarınız olacaktır geçenlerde Pardus
ile ilgili bir yazı yazdım :) Bana küfür edenlerden tutun beni bir satır
bile kod yazamayan ahmak olarak adlandıranlara kadar bir sürü insan
çıktı ortaya. Hatta bazıları kendi bloglarında beni taşa tutup zekice
linkini yorum olarak benim bloga göndermeye bile kalktı trafik almak
için :) Hatta beni taşa tutmak için blog açanlar oldu :D

Aldığım bir maili çok iyi hatırlıyorum. "Her şey bir yana medeni
cesaretinizi kutlarım" şeklinde bir maildi. Yazmaktan çekinmeyin,
yazdıklarınızın sorumluluğunu yüklenmek şartı ile çekinmeden her şeyi
yazabilirsiniz. Özellikle kişisel yorum yazılarında kimse her şeyi
bilemez. Ben o söz konusu Pardus yazısına gelen yorumlardan çok şey
öğrendim. İyi ki yazmışım. Siz de yazın ama samimi olun!

Geldiler reklam yapıp slayt gösterim gittiler!

İşte bu arkadaşlar pazarlamacı arkadaşlar. Onları da çok seviyoruz ve
onların da bu işi yapmak zorunda olduğunu, yaptıkları işi bizim kadar
sevdiklerini anlıyoruz. Gönüllü pazarlamacı diye bir mantık olmaz ama
pazarlamacılar vardır ve hatta bazen siz de olmak zorunda kalırsınız.
Genelde üniversitelerden aldığım yorumların çoğunda "X Eğitim
firmasından seminere geldiler hocam slayt gösterip gittiler" şeklinde
oluyor. Maalesef durum genelde böyle ve böyle de olmak zorunda gibi
gözüküyor. Birincisi gelen kişi ne kadar teknik olsa da oraya gelme
nedeni ve kimliği belli. Eğitim firması adına geliyor, gönderiliyor! Bu
onun maaş aldığı görevinin bir parçası ve yapması gereken şey de
çalıştığı kuruma pazar kazandıracak şekilde seminerden olabildiğince çok
kendi çalıştığı kurum için öğrenci üretmek, reklam yapmak. Ben bu
sistemi onaylamıyorum ve kendi eğitim şirketim olsa farklı yapardım. Ama
belki de şirketi batırırdım :) Sonuçta o işi ticari olarak yapmıyorum o
nedenle atıp tutmak da saçma. Sadece bu durumun neden böyle olduğunu ve
neden doğal algılanması gerektiğini açıklamak istedim. Bir eğitim
firmasından üniversitenize gelen "eğitim firması kimliği" ile gelen
birinin maaşı ile görevli bir kişi olduğunu hatırlamanızda fayda var.
Böylece çok yıkıcı eleştirileri engellemiş oluruz.

Bir soru: Daron nasıl para kazanıyor?

Geçenlerde tanıdığım bir firmaya yeni girmiş olan bir arkadaşım bana
"Firmada herkes seni tanıyor sektörden ama senin nasıl para kazandığını
anlamıyorlar" şeklinde bir yorumda bulundu :) Bu yorum en azından benim
seminerlerden vs para almadığımla ilgili doğru bilginin etrafa
yayıldığının da bir kanıtı olduğu için sevindim. Fakat bu gibi bir soru
varsa aslında hızlı bir cevap da verebilirim.

Bilmeyenler için özellikle dile getiriyim
www.deveload.com şirketinin sahibiyim. Koca
bir holding falan değil :) Güzel işler yaptığımız bir yazılım şirketi.
Ağırlıklı uzmanlık alanı içerik yönetim sistemi, son zamanlarda tabi ki
SL ve WPF uygulamaları da bolca var. Herhangi bir ürünümüz yok genelde
söküğü olan müşterileri dikiş yapıyoruz veya 100KG üstüne özel sipariş
kıyafetler vs :) Yaptığımız ticari işleri genelde blogdan paylaşmıyorum
çünkü sizler için bir anlam ifade etmiyor :) Yani bizim ASP.NET ile bıdı
bıdı sitesi yaptığımızı buraya yazsam ne olacak? Bana anlamsız geliyor.
Ha bazı şeyleri de yazıyorum, anlatıyorum. Güzel bir Silverlight
uygulaması yapmışsak bunu size duyuruyorum. Sizlerin de incelemesi ve SL
ile neler yapılabiliri görebilmeniz adına faydalı olabileceğini
düşünüyorum.

Aslında bir süredir bazı projelerle ilgili, özellikle danışmanlık
verdiğim yerlerle ilgili bloga içerik üretmek istiyorum fakat
zamansızlık tekrardan peşimi bırakmıyor.

Özetle :) Daron kendi parasını kendisi kazanıyor merak etmeyin :) beni
düşünenler için çok teşekkürler. Bundan 5 yıl önce de seminer vermeden
para kazanıyordum, hatta daha fazla kazanıyordum :D Şu an zamanımı
böldüğüm için doğal olarak daha az kazanıyorum ama şimdilik ferrari ile
gezmek veya yatımda güneşlenmek gibi bir niyetim yok. O nedenle ortada
bir sorun da yok. İskenderimi yiyebildiğim sürece hayat güzel ;)

Hepiniz kalın sağlıcakla...