Dertli Kerem der ki "Girişimcilik adı altınta yazılımcılık/programcılık mesleği sabote ediliyor!"

0 dakikada yazıldı

9372 defa okundu

Düzenle

Herkes girişsin de bu kodu kim yazacak?

Millet olarak her şeyi abartıyor muyuz anlayamıyorum. Aslında ben de
kişisel olarak yaptığım her şeyi abartan ve uç noktalara gitmesini seven
bir adamım ama ortada ayrı bir çarpıklık var. "Girişimcilik" üzerine
seminerler yapıldı, yapılıyor. Daha geçenlerde INETA Summer Hit'de
bile girişimcilik ile ilgili mekanist.net'ten
Ali Servet Eyüpoğlu panelde konuğumuz oldu. Ali Servet'in
hatırlatmak istediğim bir sözü var; "Ben teknik bir adam değilim" dedi,
ki kendisi yanlış hatırlamıyorsam Mühendislik mezunu. Şimdi bu noktada
bir hata yok, kaç kişi mezun olduğu dalda uzmanlaşıyor veya
çalışabiliyor? ama Ali Servet ne olduğunun farkında!

Tüm bu girişimcilik senaryoları içerisinde bir anda bir "gazlamadır"
gidiyor! "Pazarlamacılık" gazlamaları sonrasında sanırım yeni trend de
"girişimcilik" gazlamaları olmaya başladı. Yeni "girişimciler" yaratmak
için sermayenin nasıl bulunabileceğine kadar ilginç bilgiler internette
dolaşıyor ve yavaş yavaş çok daha ilginç bir yazılımcı profili ortaya
çıkıyor.

"Abi biz şimdi yazılım yapıyoruz, ama satacak adam yok. O zaman ilginç
bir fikir bulup onu kodlayalım. Hem sermayedar da bulunuyor artık alırız
10.000$ ohhhh. Proje tutarsa ne ala, tutmazsa 10.000$'a iş yapmış
oluruz işte"

Uzun uzun olayı anlatmaktansa yukarıda sözleri söyleyen suni bir
yazılımcı kimliği yaratarak aslında gittiğimiz noktayı göstermeye
çalıştım. Bu gidişat iyi midir? Kötü müdür? Çok tartışılır. Yurt
dışından gelen bir miktar sermayeye bu çapta yaslanıyor olmak doğru
mudur bilemem, konunun uzmanı değilim. Fakat nedense yukarıda bakış
açışı benim canımı acıtıyor. Niyet iyi değil.

100.000$ lık siteyiz artık!

Papucumun yarısı :) bir site yapıyorlar sonra bunun %1'ini 1000'a birine
satıyorlar :) Aslında adamlar 1000$ destek veriyor "Ya tutarsa" mantığı
ile %1'i alıyor. Peki neden %1? Böylece genel anlamı ile site 100.000$
etmiş oluyor :) Peki geri kalanı 99.000$'a satın alan var mı? Yoooo :)
Ekonomiden anlamam, yine diyorum uzmanlık alanım değil :) Ama ben bu
hesabın algoritmasını çıkartıp kodlayamıyorum, demek ki bir gariplik
var. Bu arada ilgilenen deli varsa benim blogun da 1000'e 1'i satılıktır
:) milyon dolarlık blog olsun, ne işimize yarayacaksa...

Sinirleniyorum... Geriliyorum...

Geçenlerde bir etkinlikte reklam ile karışık bir oturum yapıldı.
Oturumun başında X yazılım firması kendilerini tanıtırken A, B, C ve D
adında kurumlara iş yaptıklarından bahsetti. Bu kurumlar kabaca evinizde
etrafınıza baktığınızda aklınıza gelebilecek markalar. Yani hepsi de çok
büyük firmalar. Oturumu sunan arkadaşın böyle bir kurumda
çalışabileceğini öngörmesem de "Eh güzel" diyerek "Demek ki iyi işler
yapıyorlar, bu firmalarla çalıştıklarına göre" dedim.

Sonrasında sunumun rezaletinden hiç bahsetmeyeceğim. Hatta sunuma uyuz
olan birileri sonradan sunumda tanıtılan siteyi hacklemiş sanırım :)
nette dedikoduları geziyordu. Her neyse, biz konumuza dönelim.

Sunumun sonunda birileri "Neden böyle bir proje yaptınız" gibi bir soru
sordu. Gelen cevap şuydu;

"Biz bir yazılım şirketiyiz fakat sektörde yazılım şirketlerine kötü
gözle bakılıyor. O nedenle kendi projemizi geliştirip kendimiz ilerlemek
istedik"

Şimdi ilk önce bir hatırlatiyim, bu sözü söyleyen arkadaş A, B, C ve D
büyük markalarına iş yapan bir kurumdandı :) Peki ne oldu? Yukarıdaki
cümlenin Türkçesi aşağıdaki gibi:

"Biz A, B, C ve D gibi kurumlarla iş yaptığımızı söylüyoruz ama düzgün
iş yapamadık ve adamlar bize kötü gözle bakmaya başladı. Baktık iş
yapamıyoruz ama bir şeyler de biliyoruz. Eh dedik o zaman kendi
projemizi yapalım da bari böyle para kazanırız."

Yazık! Yanlış anlaşılmasın yazık olan X kurumu değil. Onlar kendilerine
bir başarısızlık sonrası farklı bir yol çizmişler. Yolları açık olsun.
Ama sen bir etkinlikte onlarca kişinin izlediği bir oturumda çıkıp da
"Yazılım firmalarına kötü gözle bakılıyor Türkiye'de" gibi bir
genelleme yapma! Bu kiloyla gelir otururum üzerine adamın! :D

Şaka bir yana, uzun zamandır böyle sinirlendiğimi hatırlamıyorum.
Allahtan oturumun sonunda Soru-Cevap falan yapmadılar yoksa suyu sabunu
almış elemanı yıkamaya hazırdım.

Baba gel beraber yapalım!

"Girişimcilik" aslında ciddi anlamda teknik yazılımcının düşmanı olduğu
kadar "Girişimciler" de bazen düşman olabiliyor. Teknik anlamda bir
şeyler yapabilen bir yazılımcı ile sermayesi olmayan fake girişimcinin
diyalogu her zaman "Baba şöyle bir şey yapsak beraber valla 6 ay sonra
para makinası satın almamız gerekir
" muhabbeti ile başlar ve genelde bu
adamlar çok tatlı ve iyi konuşurlar (dikkat!). Aslında girişimcinin emek
harcayacağı pek bir şey yoktur :) o girişecek ve belki sonrasında işin
ticari işleyiş yükünü kaldıracak fakat projenin tüm riskini aslında ilk
aşamada diğer yazılımcı arkadaş alacaktır. İşte tam da bu noktada
yazılımcı kendi kendine sorar: "Yahu ben de girişirim?" işte
yazılımcının öldüğü an :)

Şimdi eğer bu yazılımcı girişirse artık bir yazılımcı değil girişimcidir
:) eğer girişmez ve ona rağmen yukarıdaki teklifi kabul eder ise bu
sefer de enayidir! Peki ne yapmak gerekir? Cevap basit.

Varsayılan Girişimci : "Baba gel ... bıdı bıdı.... yapalım, süper
para kırarız!"
Yazılımcı: "Tabi öyle bir proje üç ay sürer ortalama maliyeti
30.000$ olur nasıl sağlarız bu akışı?"
Fos Girişimci: "Hmmmm.... Ya beraber kazanıcaz işte bir başlayalım"

Aman derim! Böyle tiplere dikkat. Eğer bir girişim söz konusu ise ve
ortada bir teknik (yazılımcı) adam ve bir tüccar! varsa bu kişiler saat
başı çalışma miktarlarını başta ölçüp ona göre masraf geçmek gerekir.
Örneğin Armut Portalı yapacaksınız! Süper bir fikir! Fikri girişimci
kanki buldu ve size geldi. Girişimci kanki ile beraber girişin fakat
onun haftada çalışacağı saat miktarı ile sizinkini ölçün ve ona göre
bunu "Girişiminiz"e masraf geçin. Maddi olarak geri almanız şart değil
bir yatırım yapıyorsanız bile kimin ne kadar yatırım yaptığı belli
olsun. %50 ortak olsanız bile aylarca diğer girişimci kankiden daha çok
çalıştığınız saatleri masraf olarak kaydettiğiniz için ileride gelen
gelirden alabilirsiniz. Bunlar ince detaylar gibi görünse de özellikle
girişim başarısızlığa sürüklendiğinde veya zor günler uzadığında
başarısızlığı körükleyen detaylar olurlar.

Tabi "kurunun yanında yaş da yanar" ama biz yakmayalım. Her girişimci
yazılımcının düşmanıdır demek de doğru olmaz aslında gerçek anlamıyla
bir girişimci yazılımcının besin kaynağı da olabilir. Çünkü birilerinin
girişmesi lazım ve bu kesinlikle yazılımcının kendisi olmayacaksa başka
birine ihtiyaç duyulduğu açıkça ortada.

Konu biraz saptı fakat bir yazılımcı olarak girişirken dikkat etmeniz
gerekenlere az çok değinmek istedim. Yine dertlerimi (taşlarımı) döktüm.
Son olarak tekrar etmek istediğim birkaç şey var; eğer işiniz
programcılık ise programcılık yapın, yazılımsa uzmanlık alanınız yazılım
üretin. Ürettiğiniz yazılımın ticari anlamda işletmeciliğine soyunmayın!
O zaman artık bir yazılımcı olmaktan çıkarsınız! Tabi bu da bir
seçimdir. Fakat "bol para" kandırmacası altında olayın işletme tarafına
kaydığınızda asıl işiniz olan programcılıktan uzaklaşacağını bilin ve
son olarak; eğer programcılıkla "bol para" kazanamıyorsanız işinizi
yeterince iyi yapmıyorsunuz demektir!

Hepinize kolay gelsin ;)