Dergiler beni gerdiler!

0 dakikada yazıldı

3451 defa okundu

Düzenle

Neden dergi alıyorsunuz? Aslında keşke cevabınızı duyabilsem. Bu aralar
bu soruyu etrafımda kimse sorsam çok ilginç cevaplar aldım. En ilginci
"Yanındaki DVD için!" şeklindeydi. Neden ilginç diye sorduğunuzu duyar
gibiyim. Arkadaşlar artık DVD ve CD dağıtılma çağını geçmedik mi?
Hepinizin üniversitesinde, iş yerinde, evinde internet yok mu?
İndiremiyor musunuz? Yoksa sadece tembel miyiz?

Okuyacak dergi yok!

Açık ve net konuşacağım; Türkiye'de bir yazılımcı olarak kendi ilgi
alanlarıma yönelik alıp okuyabileceğim bir dergi bulamıyorum. PCNet'te
yazdığım için her ay PCNet alıp kendi yazılarımı kontrol edip arşivime
hatıra amaçlı olarak kaldırıyorum. PCNet ile beraber de bir sürü şey
geliyor, DVDler, CDler, başka dergiler! onlar, bunlar.... Hepsini
doğrudan çöpe atıyorum. Amacım buradan dergiyi hazırlayanlara
saygısızlık etmek değil, çoğunu zaten tanıyorum, hepsi de çok iyi
insanlar ve ciddi emek sarfediyorlar. Sorun şu; ürettikleri şey bana
hitap etmiyor! Bu durum tabi ki sadece PCNet için geçerli değil... Peki
ben bu ülkede tek miyim? Yani çok özel bir adam mıyım? Hiç sanmıyorum,
eminim ki benim gibi düşünen ve okuyacak dergi bulamayan bir sürü insan
vardır. Şimdi aranızdan biri "Türkiye'de okunacak gazete kaç tane ki
dergilere bulaşıyorsun?
" diye haklı olarak sorabilir, o konuya
girmeyelim şimdilik.

Peki neden "hardcore" dergi yok? Yazılım dergisi neden yok?

Bu sorulara cevaplarımı ayrı ayrı vereceğim. "Hardcore" dergi yok çünkü
bugün normal bir dergi bile 40.000 satış rakamını yakaladı mı dört köşe
oluyor. Oysa yurt dışında bizim nüfusun dörtte birindeki nüfuslu
ülkelerde bile satış rakamları milyonları buluyor. Yani özetle;
OKUMUYORUZ! O yok bu yok diye şikayet ediyoruz ama olduğunda da
desteklemiyoruz. Örneğin "pazar günleri seminer düzenleyin
cumartesileri iş günümüz bizim
" diyenlerin hiç biri pazar günü
düzenlediğimiz seminerlere gelmedi :) Gelenler yine cumartesi
gelebilenlerdi. Zaten kendi etrafımıza bakarak çoğunluk zannettiğimiz "o
yok bu yok" diyenlerin de aslında kuş bakışına geçtiğimizde azınlık
olduğunu daha net görebiliyoruz. Bu sorun dergi sektörüne özel değil,
gazete, kitap vs hepsi aynı. Yazılım dergisi olmamasının da nedeninde bu
yatıyor ama başka nedenler de var; yazılımcılar reklam vermiyor.
Maalesef yazılım hizmetleri ve ürünleri hala reklam ile satılmıyor.
Hizmeti zaten reklam ile satmak çok zor, ürün konusunda da zaten adam
gibi yazılım ürünlerimiz yok. Bunun üzerine bir de bizim kültürümüze öz
"ahmet beyler almış biz de alalım" mantığı ile satın almaların yapılması
durumunu düşünürsek yazılım sektöründe reklam yalan. Durum böyle olunca
dergi satışından bizim sayemizde para kazanamayan dergicilerin esas
kazanç kapısı olan reklamlar da ortadan kalkınca tabi ki yazılım dergisi
falan yapılmıyor. Dergiyi alan yok, reklam veren yok...Özetle böyle bir
dergiye zaten gerek de yok!

İnternet çöplüğü de olmasa...

Bugün baktığımda Türkiye'de yazılım sektörü ile ilgili gerekli bilgi
içeriğinin aktarılmasını internet sağlıyor. Tabi ki saçma sapan
bilgiler, yanlış makaleler çöplüğünde doğruyu bulmak zor ama bu kadar
emeği de artık hoş görün. Keşke internette 80 milyon RSS'i takip ettiğim
gibi her ay 10 YTL verip alarak içerisinde güzel, ilginç makaleler
bulabileceğim hatta her ay çıkmasını heyecanla bekleyeceğim bir dergi
olsa canım ülkemde. Aslında bir aralar böyle bir sürü dergi vardı ama
ben o zaman 12 yaşındayım. Her ay her dergiyi alıyordum. İlginç olan
hala o zamanlardan bu zamanlara aynı dergilerin aynı konuları yazıyor
olması :(

Özetle günün dilek listesi:

Sevgilerle...